Peynir ne zaman hayatımıza girmiş, çağlar boyunca nasıl gelişim göstermiştir?

Peynir kökenleri insanlık kadar eskiye dayanan bir yiyecektir. Ne kadar eskiye dayandığına dair kesin bilgi olmasa da, olası çıkış noktaları Orta Asya, Orta Doğu ya da Avrupa olarak tahmin edilmektedir. Yaygınlaşmasının Roma İmparatorluğu zamanlarında olduğu düşünülür. Peynir ile ilgili tarihsel sürece göz atıldığında hayvanların evcilleştirilmesi ilk olarak Asya’da gerçekleştirilmiş. Asya’dan göç ederek Avrupa’yı yurt yapanlar, kndileriyle birlikte evcilleştirdikleri hayvanları da getirmişler. Sütün önce tesadüfen ekşimesi, ardından da bilinçli bir şekilde ekşitilmesi yöntemiyle peynirin ilk üretildiği kıtanın Avrasya bölgesi olduğu yönünde bilgiler bulunmaktadır.

İlk üretimi için önerilen tarih M.Ö. 8. binyıl (koyunun evcilleşitirildiği tarih) ile 9. binyıla kadar değişir. İlk peynirin Orta Doğu insanları ve Orta Asya göçebe Türkleri tarafından yapıldığı düşünülmektedir. O zamanlar yiyecekleri saklayıcı özelliği nedeniyle hayvanın derisi ya da iç organları kullanılmaktaydı. Bu iç organlardan olan midede (işkembe) saklanan sütün buradaki enzimlerle (kültürle) mayalanması üzerine lor haline gelmesi peynirin ilk oluşumu hakkındaki teorilerden biridir. Buna benzer bir hikayenin, bir tüccar Arap’ın peynir saklaması hakkında da farklı söylenişleri vardır. Bir başka teori ise, peynir üreticiliğinin sütü tuzlamak ve basınç altında tutmak sonucu olduğudur. Hayvan midesinde bekletilen sütün değişimi üzerine de bu karışıma kasıtlı olarak maya eklenmiş olabilir. Peynirden ilk defa M.Ö 2000’li yıllarda Mısır’daki mezar yazıtlarında da rastlanmıştır. Antik zamanlarda yapılan peynirin ekşi ve tuzlu olduğu ve günümüz feta ve beyaz peynire benzediği tahmin edilmektedir.

Avrupa’daki peynir üretiminde ise iklimden dolayı daha az tuz kullanımaktadır. Daha az tuzlu ortamda daha çeşitli faydalı mikrop ve enzim yetişebilmesinden dolayı bu peynirler farklı ve ilginç tatlar içerirler.Ancak yapılan çalışmalar ve yapılan kazılarda ortaya çıkarılan “süt kesiğini süzme kapları İtalya ve Fransa’da M.Ö. 2800 yıllarında ilkel peynircilik yapıldığını göstermektedir. İlk kez Memluk Türkçe’sinde benir, penir, beynir olarak rastalanılan peynir, Kaşgarlı Mahmut’un Dîvânü Lugati’t-Türk  adlı kitabında udma ve udhıtma olarak bahsedilmektedir.

Modern Türkçeye Farsça sütten yapılmış manasına gelen panīr kelimesinden transfer olmuştur. İngilizce’ye ise Latince caseus’dan aktarılmıştır. Peynir kelimesinin kökeninin Hint-Avrupa dillerinde yer alan mayalanmak-ekşimek anlamında kullanılan kwat-orijininden kaynaklandığı da zannedilmektedir.

İspanyolca ve Portekizce de Latinceden alınan kelimeyi, Malezya ve Endonezya’da konuşulan dillere de keşifler vasıtasıyla geçirmişlerdir. Fransızca, İtalyanca ve Katalanca’ya ise yine aynı kökenden geçmiş olmasına rağmen, Romalılar tarafından askerlerin beslenmesi için üretilen caseus formatus (kalıp peyniri) kelimesinin ikinci kısmı olan kalıp anlamına gelen formatus’dan türeyen kelimeler kullanılmaya başlanmıştır.

Güncel bir çalışmanın sonuçlarına göre ise insanların yaklaşık 7 bin yılı aşkın süre önce peynir yapımı ile uğraştıkları görüldü. Atılan çanak çömleklerde bulunan süt yağı kalıntıları kanıt olarak gösterildi.